Eglencenın Son Adresi
Son Eglence ,the-eglence,eglence,oyun,webmaster,htmkod,ödev arsıvı,oyunlar
Atatürkün Evi


Bugün Selanik'in Aya Dimitriya mahallesinde, Apostolu Pavlu caddesi üzerinde 75 numarada bulunan Atatürk evi, arşiv kayıtlarına göre kurulduğu zaman Koca Kasım Paşa Mahallesi'nin Islahane caddesi üzerindedir.

Şişli'de Halaskârgazi Caddesi'nde İstanbul Belediyesi'nce müzeye dönüştürülmüş Atatürk'ün Şişli'de oturduğu ev.

Her bir karesinde koskoca tarih yazıldığı, her bir köşesinde onlarca kararın alındığı, O Büyük Liderle özdeşleşen, vakur ve haşmetiyle adeta yüzyıllara meydan okurcasına Ulu bir Çınar'ın gölgesinde sessizliğe gömülen, 68 yıllık bir çevre abidesi YÜRÜYEN KÖK. (Yalova)

Trabzon'a Atatürk'ün 1924'te yaptığı ziyaretten bu yana ilk günkü güzelliğini ve zeraferini korumuş Soğuksu'daki Atatürk Köşkü. Bir dantel inceliğiyle işlenen Avrupa tarzı mimarinin biçimlendirdiği yapıyı çam ormanı kucaklıyor. Güzel bahçede ise mevsimine göre pek çok farklı tür açıyor; hergün bir demet halini alıp. Ata'nın büstünü süsleyen...
Atatürk'ün dünyaya geldiği evTürkiye Cumhuriyeti'nin ve modern Türkiye'nin kurucusu Musafa Kemal Atatürk, 1881 yılında, Selanik'te doğdu. Türk ulusunun büyük önderinin doğduğu bu ev, aynı zamanda yıkımın eşiğinden dönen bir ulusun umutların doğuşunu da simgelemektedir.

Bugün Selanik'in Aya Dimitriya mahallesinde, Apostolu Pavlu caddesi üzerinde 75 numarada bulunan Atatürk evi, arşiv kayıtlarına göre kurulduğu zaman Koca Kasım Paşa Mahallesi'nin Islahane caddesi üzerindedir.



Ev, yine Selanik Belediyesi tarafından Yünanlı sahibinden satın alınarak Atatürk'e hediye edilmiş ve anahtarları 1937 yılında Türk Selanik Başkonsolosluğu'na teslim edilmiştir.
Türk Başkonsolosluğu'na devredilmesinin ardından onarıma geçen ev, 1950 yılında ikinci ve daha geniş çaplı bir onarıma girmiş, Atatürk'ün doğumu zamanındaki orjinal haline getirilerek ölümünün 15.yıldönümünde, 10 Kasım 1953'te Atatürk Müzesi olarak hizmete açılmıştır. 1981 yılında tekrar bakıma alınan Atatürk Müzesi'nde bugün Atatürk'ün, Dolmabahçe ve Topkapı saraylarından ve Anıtkabir'den nakledilen bazı kişisel eşyaları sergilenmektedir.
Atatürk Müzesi

Mustafa Kemal Akaretler'de oturan annesi Zübeyde Hanım'la kız kardeşi Makbule'yi de yanına alarak üst kata yerleştirdi. Kendisine orta katı ayırdı. Yaveri ise alt katta oturuyordu. İstanbul'un düşman işgali altında bulunduğu günlerde Mutafa Kemal arkadaşlarıyla bu evde sık sık toplandı. Samsun'a hareket ettiği gün, 16 Mayıs 1919'a kadar bu evde oturdu.
Mustafa Kemal Ankara'ya gelince annesini ve kardeşini yanına aldı. Şişli'deki ev 1924'te eski valilerden Erzurum Milletvekili Tahsin Uzer tarafından satın alındı. Bu tarihte Atatürk'ün 1919'da bu binada oturduğunu gösteren tabela kondu. İstanbul Belediyesi binayı 1928'de Tahsin Uzer'den atın aldı ve Atatürk'le ilgili eşya, tarihi belge ve hatıraları bu binada toplamaya başladı. Bina 1942'de Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar döneminde müzeye dönüştürüldü ve Atatürk İnkılabı Müzesi olarak 15 Haziran 1942'de ziyarete açıldı.
1960 askeri yönetimi sırasında Belediye Başkanı Refik Tulga'nın girişimiyle binada onarım yapıldı. 9 Ocak 1962'de kısmi bir yangın geçiren müze Atatürk'ün 100. doğum yıldönümü yaklaşırken yeniden büyük çaplı bir onarım gördü. Türkiye İş Bankası'nın mali desteği ile yapılan onarımın, dekorasyon ve düzenleme işleri de Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nca üstlenildi. Bina kapı tokmaklarından camlara kadar 1910'lu yılların üslubuna uygun olarak onarıldı. 19 Mayıs 1981'de Atatürk Müzesi olarak yeniden açıldı.
Müzede Atatürk'ün doğumundan ölümüne kadar yaşamına ait fotoğraflar, elbiseleri ve kullandığı eşyalar, Atatürk inkılaplarla ilgili belgeler, Milli Mücadele ve Atatürk tabloları yer almaktadır.
Yürüyen Köşk

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü arazisi içinde bulunan iki katlı dörtgen planlı, ahşap karkas küçük bir yapıdır. Deniz tarafından 11 sütun ile çevrili mermer tabanlı açık bir alana ve 30 metre uzunluğunda ahşap bir iskeleye sahiptir. Köşkün giriş katında, küçük bir çay ocağı, küçük bir oturma odası ve üç cephesi kristal camlarlar kaplı toplantı salonu ile tuvalet ve duş bulunmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan ikinci katta ise dinlenme odası ile küçük bir yatak odası, tuvalet ve banyo bulunmaktadır. Bu küçük Köşk'e Atatürk'ün isteği ile mutfak yapılmamıştır.
Ahşap olan bölüm, iki katlı, üstü Marsilya tipi kiremitle örtülü oturma çatılıdır. Cepheler ahşap kaplamalı olup kat arasında profilli kat silmesi ve değişik süslemeli tahtalarla kaplanmıştır. Pencereler ve pencere kepenkleri klasik yapılı katlanır kanatlıdır. Kat döşemeleri girişi karo mozaik ve mermerdir. Üst kat ise normal ahşap döşemelidir. Duvarlar, Bağdadi üzeri çimento harçlı sıvalı ve sıvanın üstü boyalıdır. Merdiven altına yarı bodrum şeklinde, dışarıdan girilen su ısıtma merkezi bulunmaktadır. Şu, burada ısınmakta, ısınan su, borularla yukarı katlara çıkarak duş ve banyonun sıcak suyu elde edilmektedir.

Ayrıca, Köşk'ün içinde Atatürk'ün kullandığı özel eşyaları ile son derece mütevazi oda takımları bulunmaktadır.
Atatürk tarafından sahilde, çınar ağacının hemen yanında yapılması istenen Köşk'ün yapımı 1929 Eylülünde bitirilmiştir.
13 Eylül 1929 tarihli gazetede "Atatürk'ün Millet Çiftliği'ndeki inşa edilen Köşk'ü bugün ikmal edildi" haberi yer almaktadır.

Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk'ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan bir emir verir:
"Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak."
Görev İstanbul Belediyesi'ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğunu üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar'ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova'ya gelerek çalışmalarına başlar.
8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul'dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.
Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Mahbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar Ağacı'da kesilmekten kurtulur.

Köşk kaydırılması olayı 10 Ağustos 1930 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde aynen şu şekilde yer almıştır.
"Gazi Hazretlerinin Köşkü nakledildi.
Gazi Hazretlerinin Yalova'daki köşkünün yürütülme ameliyesi dün muvaffakiyetle icra ve ikmal edilmiştir.
Kendileri de bu ameliyeye bizzat nezaret etmişlerdir."

Çünkü, o devirde ne ozon delinmesi vardı, ne global kirlilik, ne asit yağmurları, ne orman katliamı... Dünyada hiçbir ülkenin hiçbir devlet başkanının gündeminde dahi yoktu, ÇEVRENİN ÖNEMİ. Yalnızca bir ülkenin kurtarıcısı milletini özgürlüğe, bağımsızlığa kavuşturmak için mücadele veren, bir karış toprağını, bir tutam yeşilini koruyan tek bir liderdi. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.
Bu lider, Dünya ülkelerinin henüz 1970'li yıllardan sonra anlayıp düşünmeye başladığı çevrenin önemini 1930'lu yıllarda benimsiyor, "Çevreyi korumak aklın gereğidir" özdeyişi ile yalnızca Türk insanına değil, tüm dünya ülkelerine çok önemli bir mesaj veriliyordu.

2 Mart 1998 tarihinde ulusal televizyonlarda yer alan Amerika'da tarihi bir müzikholün raylar üzerinde elli metre kaydırdığı haberi yayınlandı. 68 yıl önce Atatürk'ün gerçekleştirdiği bir olay 1998 yılında, 2000 li yılların teknolojisi ile ancak uygulanabiliyordu. Üstelik bu olay bir ağacı, bir canlıyı kurtarmak amacıyla değildi...
Ne mutlu ki, Atatürk gibi bir yol göstericimiz, bir önderimiz var. Bir ağaç dalı için verilen bu emek aslında tüm dünya insanları duyurulmak istenen bir çevre anlayışının göstergesidir.
Umuyoruz ki, Türk milletinin kurtarıcısı bu büyük liderin örnek alınan tüm özellikleri içinde doğa sevgisi ve çevre anlayışı tüm gönüllerde ölümsüzleşsin
"RAHAT UYU BÜYÜK ATATÜRK, ÇINAR AĞACIN EMİN ELLERDE... ARTIK O'NUN KOLLARINI KİMSE KESMEYECEK."
Trabzon Atatürk Köşkü

17.4.1943'te de Trabzon Belediyesi'nce kamulaştırılmıştır. 1964 yılından itibaren Müzeye dönüştürülmüştür.
XIX. yüzyıl Avrupa mimarisi özelliklerini taşıyan köşk, dört katlıdır. Birkaç mermer basamakla çıkılan birinci katın ortasında bir salon ve bunun çevresinde sıralanmış odalar vardır.Salonun ortasında bir bilardo ile duvarda 15 Eylül 1924 Pazartesi günü Trabzon Belediyesi'ne Atatürk'e verilen ziyafette Belediye Başkanı Kazazoğlu Hüseyin Efendi'nin nutkun'a karşılık Atatürk'ün söyledikleri yazılıdır. Ayrıca burada Atatürk'ün Trabzon'a gelişi ile ilgili resimler sergilenmiştir. Misafir odasında ampir uslüpta oturma takımları, çini vazo ve bir vitrin içerisinde biblolar sergilenmiştir. Diğer odalarda yemek takımları, eski bir radyo, orjinal etejerler, mutfakta kristal ve antika yemek takımları porselenler görülmektedir. Ahşap bir merdivenle çıkılan ikinci katta muhafızlara ait odalar, banyo dairesi ve yatak odası bulunmaktadır. Yatak odasında Atatürk'ün yattığı yatak, çalışma masası ve çizmiş olduğu bir harita ile tarihteki Türk devletlerini simgeleyen bayraklar görülmektedir.
Üçüncü katta ise depo olarak kullanılan odalar dikkat çekmektedir. Yapının alt katında ise kalorifer tesisatı ile kurnalı küçük bir hamam vardır.
Bugün 18 ziyaretçi (33 klik) kişi burdaydı!